• DOLAR
  • EURO
  • ALTIN
  • BIST
Nurten Yıldız
Nurten  Yıldız
nurtenyildiz@anadoluarenagazetesi.com
KENDİMİZİ KAYBETTİK, BAŞIMIZ SAĞOLSUN
  • 0
  • 1814
  • 24 Ekim 2018 Çarşamba
  • 1 Star2 Stars3 Stars4 Stars5 Stars
  • +
  • -

21. yüzyıl bilgi ve teknoloji çağındayız. Muhteşem bir yüzyıl gerçekten… Egolar öyle bir tavan yaptı ki, kimse kimsenin egosuna yetişemez oldu. Hayat standartları yükseldikçe insanoğlunun gurur ve kibiri de şeytanla yarışır hale geldi, hatta solladı bile.

Mütevazi insan türü sadece kitaplarda kaldı ve teknolojiyle birlikte insanlar da robotlaşmaya doğru uçar adımlarla ilerlemeye başladı. İphone 8 için gecenin bir yarısında insanlar alışveriş merkezlerinde uzun kuyruklar oluştururken, Allah rızası için bir fakire üç kuruşu çok görür oldu.

21. yüzyıl uzay ve teknolojinin altın çağı fakat insanlığın en alt çağı oldu maalesef. Teknolojiyi üreten ülkeler öyle güzel bir sistem kurmuşlar ki, hayat sanki sadece bilgisayar ve cep telefonundan ibaret. Kendileri kitap okuyup bilimsel araştırmalar yaparken, bizleri teknoloji oyunlarıyla oyaladılar. Bize teknolojiyi monte ederek hem paramızı hem de beynimizi satın aldılar. Hızla tüketen bir toplum olarak en son model ürünleri bile öğütürcesine eskitmenin hazzını yaşattılar.

Evet, bizler çok büyük heveslerle teknoloji çılgınlığının birer üyesi olduk. Olmayan okuma alışkanlığımız tamamen kaybolup gitti. Akrabalık bağları kopma durumuna gelirken, dostluklar sanal gülücük işaretleriyle devam eder oldu.

İnsanlar sokaklarda yürürken bile sadece telefonlarıyla hasret giderirken, etrafında olup bitenden tamamen bihaber istikametlerine doğru ilerlediler. Toplum nasıl bu hale geldi derken, bizler suçu kendimizde değil, ahir zamanda aradık nedense. Sanki zamanla değişen biz değildik de dünyaydı.

Hayır, dünya hiç değişmedi, aynen yerinde duruyor ve dönmeye devam ediyor. Değişen insanoğlunun insanlığı ve suçu ahir zamana atarak kendilerini aklama çabasında olmaları sadece. Keşke teknolojiyi bu kadar benimserken, insanlığımızdan taviz vermeseydik. Yeniliğe olan ilgi ve alakamız biraz da etrafımızdakiler için olsaydı. Çok sevdiğimiz telefon ve bilgisayarlarımızın yarısı kadar çocukları, hayvanları, kitapları da sevebilseydik.

Belki her şey bambaşka olurdu. Teknoloji ile buluşurken kendimizi de kaybetmezdik. Kitaplardan öğrenmemiz gerekenleri internet sayfalarında aramazdık. Günümüzün en büyüğü google olurken, kitaplar tozlu raflar arasından bizlere ah edercesine bakmazdı belki.

Çocuklarımız bilgisayar başında katliam oyunları yerine sokaklarda körebe, saklambaç oynasalardı, bugün merhamet ve sevgiden yoksun bir toplum karşımıza çıkmazdı belki. İnsanoğlu teknolojiyi, uzayı, gezegenleri keşfetti ama insanlığını ve kendini kaybetti . Dünya var olduğundan beri hiç duyulmamış kötülükler, katliamlar, ahlaksızlıklar teknolojiyle beraber olanca hızıyla artış gösterdi.

Bizleri yıllardır Avrupa medeniyetini örnek göstererek kandıranlar, dini ve ahlaki değerlerimizden uzaklaştırmaktan başka bir şey yapmadılar. Bizim için geç olsa da gelecek nesiller için kendimize gelmekten başka çaremiz yok. Dünya denilen bu dev yarımkürede çocuklarımızın geleceğini birazcık düşünüyorsak, onlara son model telefonlar, bilgisayarlar almak yerine, sevgiyi, saygıyı ve yardımseverliği öğretelim. Onlar teknolojiyi zamanı gelince zaten öğrenirler. Anne ve babalar, lütfen kendinizi kaybetseniz de, çocuklarınızı bari kaybetmeyin. Güzel günler onlar için gelmelidir vesselam.

Sosyal Medyada Paylaşın:

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

Sponsorlu Bağlantılar
reklam
  • YENİ
  • YORUM